2 Aralık 2007 Pazar



OKU(MA)


Bu yazıyı lütfen, okumak için okumayınız. Bu yazıyı düşünmek, bu yazıda kendinizi bulmak ve bu yazıda ki gerçeklere ulaşmak için okuyunız.
Kendime karşı hep merakım vardı. Kendim kim idim, ne idim ve ne için yaşıyordum? Çocukluğumdan beri hep bu sorunun cevabını aradım. Sonra etrafımdakileri merak etmeye başladım. Ailem, arkadaşlarım, eşim, mesleğim, öğrencilerim ve yaşadığım dolu dolu hayatın kendisi… kısaca adı Alper İbrahim olan ben kimdim?
Ben her şeyden önce insandım. Ve insan olmanın gerekliliğinin en yüce erdem olan okumaktan geçtiğini biliyordum.”Vücut için spor neyse, akıl için de okumak odur!” (Addison) sözünü kendim için okuma alışkanlığının özü haline getirmiştim. Ne için okuduğumun farkında olmak ise bana ayrı bir heyecan katıyordu. Okudukça sorularıma cevaplar buluyor ve düşüncelere daldıkça daha çok okuyordum.
“Bazıları düşünmek için okur, bunlar enderdir; bazıları yazmak için okur, bunlara hep rastlanır; bazıları konuşmak için okur, bunlarsa büyük çoğunluğu oluşturur.” Calep COLTAN’ ın bu sözünü okuyunca enderlerin arasında yer aldığımın farkına varıyor ve hep rastlanırı kendi adıma gerçekleştirmek için bu ilk yazıyı kaleme alıyordum.
Kendimdeki verimliliği artırmanın ve bunu sürekli hale getirmenin tek yolunun okumak olduğunu biliyorum ve diyorum ki her kim olursa olsun kişi önce ne için okuduğunun bilincine varmalı yoksa okumak hedefini bulmayan bir ok veya binlerce ok olur. Hedef ilk önce kitabın faydasının olacağına inanarak okumaktır. Ancak böylece kitabın ilk sayfasından başlayan okuma son sayfasında son bulur. Yoksa çoğu insanın yaptığı gibi; kitap çok sıkıcıydı, kelimeleri bir türlü anlayamadım gibi mazeretlerle yarım bırakılır ki bu türlü okuyucu herhalde en kötü okuyucudur. O halde sırf “okuyor” olmak için ve “okuyor” desinler diye okumayalım.
Peki hangi kitapları okumalıyız?
Okuyacağımız kitaplar bizde olumlu düşünceler oluşturmalı, bizi geliştirmeli ve mesajı barış, sevgi, dostluk, kardeşlik, ve dürüstlük gibi insani değerler olmalı. Yoksa kin kusan, nefret kokan propaganda türü kitaplar okumak bizi biz olmaktan çıkarır, karamsarlığa iter ve sanki derin ve karanlık bir kuyudaymışız gibi bir hava oluşturur.Oysa başarıya giden yol iyi ve olumlu düşünceden geçer ki yüzyıllardır peygamberlerin , bilgelerin ve dürüst liderlerin verdiği açık ve net mesaj budur:Güzel düşünmek. Güzel düşünmek içinde tabiî ki güzel kitaplar okumak gerekir.
Başarıya giden yolda okumak neden önemlidir?
Etrafımızdaki başarılı insanlara baktığımız zaman onların en temel özelliklerinin bol kitap okumuş olmalarını görürüz.
Türkiye’ nin yetiştirdiği ender düşünürlerden Cemil MERİÇ, gözlerini kaybettiği halde okumayı bırakmamıştır. Aleksander DUMAS kırk yıl boyunca onaltı saat okuyup yazmıştır. Ve başarılı olan bu şekilde yüzlerce insan başarılarını bu okumaya borçludur.
-Okumak yaşamın kendisidir. Yaşayışımızın ve beklentilerimizin anahtarıdır. Okumak yaşam kapılarının en akılcı yollarla ve en iyi şekilde açılmasını sağlayan çilingircisidir.
-Okumak, önümüze hedefler koyar. Ve bu hedefler doğrultusunda mücadele etme azmi kazandırır.
-Bize sabrı ve sükutu öğretir.
-Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ayırmamızda yardımcı olur.
-İyi bir iletişimci olmamızı sağlar.

O halde SON SÖZ:

“ Okumak için üç günün var; dün, bugün, yarın.
Dün geçti, yarının geleceği meçhul,
öyleyse bugünün kıymetini bil
ve hemen okumaya başla! ”

İyi okumalar dileğiyle…

Alper İbrahim BİŞKİN

0 yorum: